Kategori arşivi: istanbul pire ilaçlama firmaları

Fare

Fare

Fareler memeli hayvanların kemirgen türlerindendir. Kemirgen adıyla isimlendirilmelerinin sebebi ise; yiyeceklerini ön dişleri ile sürekli küçük parçalara ayırmaları ve yaşam alanları da dâhil olmak üzere pek çok nesneyi yok etmek, yemek ve küçültmek için bu işlemi gerçekleştiriyor olmalarıdır. Bütün bu kemirme işlemlerini ise gerek yuvalarını kurmadan gerekse de kurduktan sonra devam ettirmektelerdir. Doğaları gereği pek çok gıda türü ile beslenebilmekte olan fareler, bilindiği üzere peynir gibi süt ürünlerine ciddi derecede olumlu tepki göstermektedirler. Akla ilk gelen fare türü ise lağım fareleridir. Lağım fareleri isimlerinden de anlaşılacağı üzere kanalizasyonlarda ve insan atıklarının toplandığı rögar altlarında yaşam sürmektedirler. Haliyle de ciddi oranda mikrop ve pislik yaymakta ancak kendi bünyeleri bu ortamlarda barınmakta olan hastalıklara karşı bağışıklık kazanmaktadır. İnsan sağlığı açısından ise oldukça tehlikeli olan lağım fareleri maalesef ki sadece kırsal bölgelerde değil aynı zamanda büyük şehirlerde de sorun teşkil etmektedir. En başta veba mikrobu taşımakları ve bahsi geçen hastalığın ciddi oranda insan sağlığını tehdit etmesi ise fareler ile mücadeleyi gerektirmektedir. Ancak dikkat edilmesi gereken ana unsur fareler ile olan mücadele eski usuller olarak da bilinen kapan, tuzak vs gibi araçlar ile değil profesyonel firmaların fare ilaçlama işlemleri ile daha etkili ve kesin sonuçlu olmaktadır. Kesin sonuçlu bir işlem için doğru yem ve doğru ilaçlama yapılmalıdır.

Çekirgeler

Çekirgeler

Çekirgeler eklembacaklılar türünden olup genellikle sıcak ortamlarda yaşamayı tercih etmektedirler. Pek çok alt türü otçul olmasına rağmen bazı alt türlerinin ise etçil olarak da beslendiği görülmektedir. Aralarında gözle görülür nadir farklar mevcut olmakla beraber genellikle etçil olanları daha büyük boyutlardadır. Birbirinden farklı boylarca gövdesinin alt kısmında her iki yönde 3 er bacağı olmakla beraber toplam 6 adet bacakları vardır. Ve her bacağı da farklı eklem çeşitleri ile donanmış olup, özellikle arka bacaklarının öndeki gruptakinden oldukça uzun olması sayesinde de sıçrayarak ilerleyebilmektedirler. Bu zıplama hareketini art arda çok defa yaparak kilometrelerce yol alabilen çekirgelerin, özellikle çöl iklimine sahip bölgeleri aşabilmek için dayanıklı vücutlara ve uzun süreli açlığa dayanıklı bünyeye sahiptirler. Yumurtlayarak üreyen çekirgeler, genellikle olası göç zamanlarından önce planlamakta ve yavruların yumurtadan çıkması ilk yağışlar ile birlikte olmaktadır. Yumurtadan çıkar çıkmaz beslenmeye başlayan yavrular kısa sürede erişkin boylarına gelebilmekte ve besin kıtlığının gözlenmesi halinde de toplu halde yer değiştirmek suretiyle göç etmektedirler. Özellikle bitkilerin ve tarımsal arazilerin çok olduğu bölgelere büyük göçler gözlenmiş ve her göçün ardından ciddi tahribatlara neden olmuşlardır. Tarım ile uğraşan insanların yaşam alanlarından ziyade geçim alanlarına ciddi derecede zarar verebilen bu canlılar ile mücadele zorunlu hale gelebilmektedir. Bazı alt türleri ise beslenme alışkanlıklarına ve çoklukla görüldüğü yaşam alanlarına göre isimlendirilmiş olup; meşe çekirgesi, Amerikan çekirgesi, göçmen çekirge bunlara örnek olarak verilebilir.

Karınca

Karınca

Bilinen en çalışkan hayvanlar olarak tanımlanan karıncalar, insanlar ile birlikte yaşam alanlarını istila edebilmekte ve çoğunluk olarak da pek çok farklı gıda ile beslenebilmektedir. Koloni halinde yaşamakta olan karıncaların yaklaşık 15bin civarında türünün olduğu da düşünülmektedir. Gerek yaşam alanlarına olan adaptasyonları gerek renk ve kanat yapıları gerekse de ek özellikleri ile birbirlerinden ayrılan bu alt türler dünyanın pek çok ülkesine dağılmış durumdalar. Kolonileşmelerinin sayıları kesin olmamakla beraber binlerce hatta milyonlarca üyeden oluşan kolonilerin var olduğu da bilinmektedir. Kolonilerin bazılar yer altına yuvalanmakta iken termit gibi önem arz eden farklı alt türleri ise topraktan ve yeryüzünde yuva yapmak suretiyle kolonilerini oluşturabilmektedir. Ülkemizde ise 300 civarında alt karınca türü olmakla beraber kanatlı ve uçabilen formlarına da rastlanabilmektedir. İnsan sağlığını tehdit eden türlere ülkemizde de rastlanmış olmakla beraber; bazı alerjik reaksiyonlara, yapmış oldukları yuvalar nedeniyle insanların yaşam alanlarının toprak yapısının bozulmasına ve gıdalarına ortak olarak istemeden yenilmelerine neden olabilmektedirler. Ayrıca yaşamış oldukları bölgelerin hijyenik durumları da göz önüne alındığında karıncaların ev içinde hemen hemen her yerde olabileceği unutulmamalı ve haliyle de besinlere karışması durumunda ciddi mikrop taşıyıcılar olarak da görülmelidir. Karınca ilaçlama profesyonel firmalar tarafından kolaylıkla yapılan jel ilaçlama yöntemi ile yapılmalı ve özellikle yumurta ile çoğalmakta olan bu türün üreme dönemleri göz önünde bulundurulmalıdır.

ALMAN HAMAN BÖCEĞİ

ALMAN HAMAN BÖCEĞİ

Hamamböcekleri insanların yaşam alanlarını ciddi derecede tehdit eden ve bir o kadar da kolay uyum sağlayabilen canlılardır. Böcek türleri arasında oldukça yaygın olan hamamböceklerinin farklı alt türleri de bulunmakla birlikte evlerde en çok alman hamam böceği adı verilen genelde 4 eklemli bacaklı ve açık kahverengi renklidir. Oldukça hızlı bir şekilde büyüyen bu alt tür, üreme evresine geldiğinde 40-50 adet yumurtasını tek seferde bırakabilmektedir. Dişi alman hamam böceği yılda 30.000 in üzerinde yavrulayarak oldukça hızlı üreme göstermekte ve ortalama olarak boyları 1 cm civarındadır. Bütün hamam böcekleri gibi alman hamam böcekleri de sıcak ortamlara, yiyeceklere ve yuvalara ihtiyaç duymaktadırlar. Bütün bu ihtiyaçlarının ortak sonucu olarak ise evlerde özellikle de mutfaklarda yuva kurmaktadırlar. Taşıdıkları mikroplar dikkate alındığında insan sağlığını ciddi derecede tehdit etmekle beraber özellikle zayıf bünyeli insanlarda ve hali hazırda bağışıklık sistemiz zayıf olan bireylerde ateşli hastalıklara sebebiyet verebilmektedirler. Bunun sonucu ise istenmeyen hastane yatış süreçlerine kadar gidebilmektedir. Beslenme alışkanlıkları çok fazla çeşitlilik gösterdiği için hemen hemen her tür insan artığını besin olarak kullanabilmekte ve haliyle de mutfakların özellikle sıcak bölgeleri olan beyaz eşya altları, kalorifer peteği altlarındaki herhangi bir deliği olası yuva yerleridir. Ayrıca dikkat edilmesi gereken bir diğer özelliği ise; ışığa karşı hassasiyet göstermeleri ve genelde aydınlık ortamlarda yuvalarına kaçmalarıdır.

Pamuk faresi

Pamuk faresi

Farklı boy ve yapıda olabilen bir fare türüdür. Kısa ve kalın kuyruğa sahiptirler. Kulakları dikine doğru değil de enine doğru geniştir. Besin olarak seçtiği pamuksu kozaları ve taze bitki sürgünlerini yerler. Zaman zaman toprağı da kazıp besin aradıkları bilinmektedir. Bunların yanında bazı hayvan yumurtalarını ve yakaladıkları böcekleri de yedikleri bilinmektedir. Yani pamuk fareleri hem ot hem et yerler diyebiliriz. İsmini yuvalarına taşıdıkları pamuktan dolayı bu şekilde almıştır. Pamuk faresi oldukça hızlı bir şekilde çoğalmaktadır. Hemen hemen iki aylık olduklarında çiftleşmeye hazır hale gelirler. Bir seferde dörtten fazla yavru dünyaya getiren pamuk faresi yavruladıktan kısa bir süre sonra tekrar çiftleşir. Böylece kısa sürelerde sayıları hızla artabilmektedir. Ekili dikili alanlarda belli birim başına oldukça fazla sayılarda bulunan pamuk faresi ürünlere direk olarak verdiği zararlarla bilinmektedir. Bu durum da mahsul sahibi çiftçileri oldukça fazla maddi zarara uğratmaktadır. Böyle bir zarara uğramayı da kimse istemez. Bu yüzden pamuk faresi ile mücadele etmek ayrıca önem kazanmaktadır. İnsan sağlığını tehlikeye atabilecek olan pamuk fareleri gerek ağızlarındaki salgı aracılığı ile gerekse taşıdıkları mikrop ve bakteriler ile bunu gerçekleştirmektedirler. Hem maddi olarak hem de hijyenik açıdan bakıldığında insana verdikleri zararları ortadan kaldırmak için pamuk faresi ile mücadele şarttır. Yapılacak olan mücadele mutlaka işin uzmanı ekiplere sahip firmalara yaptırılmalıdır.

Fare ilaçlama firmaları

Fare ilaçlama firmaları

Haşere ve zararlı canlılar dendiğinde belki de ilk akla gelecek olanlar fareler olmaktadır. Fareler özellikle insanların yaşadığı yerleri yaşam alanları olarak seçmekte ve gerek yaşam şekilleri gerekse taşıdıkları mikroplar aracılığı ile insan sağlığını tehdit eder bir pozisyonda bulunmaktadırlar. Kemirgenler sınıfından olan fareler kuytu ve pis yerleri yuva olarak seçmekte böyle olunca da insanların yaşadığı ortama mikrop ve bakteri taşımayı kolayca yerine getirirler. Bu durum da hem sağlık açısından hem de yaşam kalitesi açısından tercih edilecek bir durum değildir. Bu tip canlılar ile mücadele etmek ayrı bir uzmanlık istemektedir. Fareler de kendi içlerinde farklı türleri barındırmaktadırlar. Bu yüzden fare ile mücadele ederken de farklı teknikler kullanılmalıdır. Her ilaç her fare cinsine uygun gelmemektedir. Hangi ilacın nasıl ve ne miktarda kullanılacağı gibi etkenler bilinmezse fare ile mücadele amacına ulaşamayacaktır. Bu sorunla karşılaşıldığında yapılması gereken ilk iş fare ile amatör bir şekilde mücadele etmek değil işinde uzman ekiplerden oluşan fare ilaçlama firmaları ile temasa geçmektir. Böylece ilaçlama yapılacak olan haşere yani fare ile sorunun çözümüne yönelik bir mücadele mümkün olacaktır. Uygulama esnasında Sağlık Bakanlığı onaylı kimyasallar kullanan, bu kimyasalların tatbiki sırasında doğru araçlar ve yöntemler kullanan profesyonel ekiplere sahip firmalar sizin de fare sorununuza kesin çözüm olacaktır. Unutmayınız ki fare ilaçlama firmaları sorununuzun gerçek çözümüdür.

MAYT (MİTE)

MAYT (MİTE)

Mayt (mite) kenelereler birlikte acarina alttürünün büyük çoğunluğunu oluşturan eklem bacaklı bir canlıdır. İnsan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenir. İnsan vücudunda milyarlarca akar yaşanmaktadır. En çok halı, koltuk, yatak ve tüylü veya kirli ortamlarda bulunur. Nemli bölgelerde yaşayan ve astıma sebebiyet veren miteler mikroskop aracılığı ile görülebilir.55 mikron boyutuna kadar büyüyen miteler vardır.1 gr deri parçası 1.000.000 mite’nin beslenmesi için yeterlidir.156 çeşit mite bulunmaktadır. İnsanların sağlığını tehdit eden bir tür de toz akarlardır.toz akarları evimizde bizimle yaşayan ancak gözle görülmeyen canlılardır. Örümcek ve kenelere benzeyen bu canlılar insan ve hayvan döküntüleriyle beslenir. Bilim adamlarını tespitlerine göre miteler her 21 günde bir çoğalırlar.miteler bıraktıkları dışkılarla insanlarda tedavisi mümkün olmayan ya da ömür boyu sürecek olan astıma ve alerjilere neden olurlar. Havalandırılmayan, güneş görmeyen evlerde yaşamayı tercih etmektedirler. Egzama, öksürük, hapşırma, burun ve deride kaşınma, nefes darlığı, burun akıntısında neden olabilmektedir.miteler tozla dolu sıcak ve nemli havaları severler. Yataklarda, yatak takımlarında, yorganlarda, kanepelerde, halılarda, doldurulmuş oyuncaklarda ve en önemlisi evlerimizin temizliğinde kullanılan elektrikli süpürgelerin torbalarında yaşarlar.mitelerin kendilerinden çok, onların bıraktığı mikro tozlara dönüşen dışkı topları tehlike saçar. Sürekli kullanılan bir yatağın 10.000 den 10.000.000’ e kadar mite bulunduğu, ya da bir gr tozun içinde 19 binden fazla mite olduğu bilimsel verilerle saptanmış bulunmaktadır.

KESELİ SIÇAN

KESELİ SIÇAN

Keseli sıçangiller ( didelphidae ) keselerinin didelphimorphia takımına ait tek familyadır.avusturalya dışında yaşayan en büyük keseli familyasıdır. Keseli sıçan adı opossum da gayet yaygındır. Keseli sıçanlar görünüşleri ile farelere veya sıçanlara benzerler. Yaşadıkları ortamlara ve beslenmelerine göre boyutlara göre değişiklik göstermektedir. Fakat genel olarak görünen boy ortalaması 8 ile 50 cm uzunluğundadır.13 gram ila 5 kg kadar ağırlığa çıkarlar. Postları sık, kısa, yünümsü ve karmaşık renklidir. Kuyrukları diğer fare familyasına göre daha büyüktür. Birçok tür kıvrak kuyruğunu tırmanırken tutunmak için kullanır. Bacakları kısa olur ve her ayaklarında beş parmakları vardır. Diğer fare türlerinde genellikle ön ayaklarda dört parmak bulunmaktadır. Fakat kesli sıçanlarda böyle değildir. Tropik ormanlarda bozkırlara kadar varan birbirinden farklı yaşam alanlarında rastlanır. Bazı türleri insanlara ayak uydurup, insanlardan faydalanmayı öğrenmiş ve böylece dahada yaygınlaşmaya başlamıştır. Keseli sıçanlar genelde geceleri aktif olan hayvanlardır. Keseli sıçanların çoğu ağaçlarda, diğerleri yerde yaşarlar. Yüzen keseli sıçanların dahi olduğu tespit edilmiştir. Keseli sıçanlar diğer fare türlerine göre değişik şekillerde beslenirler etçil ve her şeyi yiyicidir. Keseli sıçanın az sayısında keseler mevcuttur. Kesesi olmayan türlerde, kesenin bulunması gereken yerde, altında 7 ile 27 adet memenin saklı olduğu deri örtüsübulunmaktadır. Keseli sıçanların gebelik süresi 12 ile 14 gün civarında olarak çok kısadır. Bütün memeliler arasında en kısa gebelik süreci yaşayan keseli sıçanlardır.

KEME

KEME

Keme (rattus) Halk arasında bilinen adıyla sıçan veya lağım faresi, muridae familyasının rattus cinsini oluşturan fare türüdür. Keme faresinin sivri ağızları ve kesik üst dudakları vardır. Sadece bir adet keskin dişi ve bir kemirme dişi vardır. Çiğneme dişleri olan diğer dişleri ile birlikte toplam 16 dişi bulunmaktadır. Bu kadar dişi olduğu için çok iyi bir kemiricidir. Kesme dişlerinin kökü yoktur ve ömür boyunca devam eder. Bu dişlerinin uzamaması için törpülemesi gerekmektedir. Törpüleme işlemini kemirme yeteneği sayesinde yapmaktadır. Yani fazla uzamadan dişlerini törpülemektedir. Keme faresinin çiğneme ve kesme dişleri arasında bir boşluk vardır, buna tıpta diastema denmektedir. Keme faresinin bir diğer ilginç özelliği ise midesi iki parçaya bölünmüş olmasıdır. Ayakları ve kuyrukları ya tamamen kılsızdır ya da çok az kıllıdır. Arka ayakları beş ön ayakları ise dört parmaklıdır. Bunun sebebi ise bir başparmak kemenin kemik yapısında bulunur ama o kadar kısadır ki, çıkıntısı oluşmaz. Kemelerin gözleri kafalarının yan tarafında durdukları için büyük bir alanı aynı anda görebilir, âmâ üç boyutlu görme yetenekleri yoktur. Keme faresinin en iyi özelliği koku alma duyusunun çok iyi olmasıdır. Bu sayede yiyecek bulmakta hiç zorlanmazlar. Duyma kabiliyeti de çok iyidir, bu sayede ise kendisine gelecek olan tehlikeyi önceden sezinler ve bulunduğu ortamdan hızla uzaklaşmaktadır. Keme faresiyle uğraşmak ve yakalamak oldukça güçtür.

KAKALAK BÖCEĞİ

                                                     KAKALAK BÖCEĞİ

Bir diğer adıyla hamam böceği olan ve en fazla rastlanılan böcekler arasında kakalak böcekleri yer almaktadır. Kapalı alanlarda çok sık görülen ve bakterilerin çoğalmasına yol açarak, hastalıkların yayılmasına sebep olan bir haşere türüdür. kakalak bir hamam böceği türüdür. Hamam böcekleri ile aynı özelliklere sahiptir. Kahverengi ve sarımsı renklerdedir. Fakat yaşadıkları ortamlara ve beslenme durumlarına göre değişik renklerde de olabilirler. kakalak böceğinin başında 2 adet anteni bulunmaktadır. Bu antenleri sayesinde kendisine gelecek olan tehlikeyi önceden sezinler ve bulunduğu ortamdan hızla uzaklaşır. Çok hızlı hareket eden kakalak böceği yakalanması zor böcekler arasındadır. kakalak böceğinin kantları vardır fakat uçamazlar. Vücutlarının dışı sert kabukla kaplıdır. Diğer hamam böceği türlerinde olduğu gibi çok zor ölen ve çok dayanıklı bir böcek türüdür. Pis ortamlarda çöplüklerde, lağım borularında, tuvaletlerde, çamurlarda yaşamayı tercih ederler. Buralarda dolaşıp tüm mikropları toplarlar. Bu yüzden çok fazla mikroplu ve insanlara çeşitli hastalıklar bulaştırabilen bir böcek türüdür. Gündüzleri pasif olurlar ve kendilerinin belirlediği yuvalarda bulunurlar. Rahatsız edilmekten güneş ışığından hiç hoşlanmayan kakalak böceği geceleri aktif olan bir haşeredir. Kafalarındaki antenleri sadece tehlike için değil yiyecek bulmak içinde kullanmaktadırlar. Müdahale edilmediği takdirde kısa süre içeresinde tonlarca kakalak böceği bulunduğu ortamı istila edebilir. kakalak böceği oldukça pis ve vücudunda mikrop barındıran zararlı bir haşere türüdür.

FINDIK FARESİ

FINDIK FARESİ

Boyları 3 veya 5 cm arasında değişiklik gösteren fındık fareleri, halk arasında ev faresi adı ile de anılmaktadır. Görünümleri nedeni ile yavru sıçanlar ile karıştırılan fındık farelerini ayırt etmek için kafa ve ön ayaklarına dikkat etmeniz yeterli olacaktır. Çünkü fındık farelerinin başı ve ayaklarının vücutlarına göre oranı sıçanlara göre daha küçük olmaktadır. Genellik ile gri renkte göze çarpan fındık fareleri, büyük kulakları ile dikkat çekerler. Bunun yanı sıra küçük gözleri ve burunları olması sahip oldukları diğer özelliklerdendir. Çok hızlı bir üreme sürecine sahip olan bu canlılar oldukça kısa bir gebelik yaşarlar. Gebelik süreçleri 18 veya 21 günde tamamlanarak 8 yavruya kadar dünyaya getiren bu hayvanlar yılda 5 veya 10 kere doğum yapmaktadırlar. Fındık farelerinin bir diğer özelliği ise koku duyularının çok gelişmiş olması özelliğidir. Gelişmiş koku duyuları sayesinde her türlü yiyeceğin kokusunu alabilirler. Bunların yanı sıra oldukça çevik hayvanlar olan fındık fareleri, oldukça dar yerlerden geçebilir ve yüksek yerlerden atlayabilir. Fındık faresi beslenmesinde ise tohum ve fındık gibi besinleri daha çok tercih eder iken aslında bulduğu her şeyi yiyebilmektedir. Beslenmesi dışında fındık faresinin barınma özelliklerinden bahsedecek olur isek bu canlılar, hava sıcaklıkları azalmaya başladığı zaman kendilerine daha sıcak mekânlar aramaktadırlar. Esnek vücut yapıları nedeni ile boru içinden ve kapı altları gibi dar yerlerden bile kolayca geçebilirler.

DERİ BÖCEĞİ

DERİ BÖCEĞİ

Deri böceği bir uyuz böceği türüdür. İnsanların deride yapılmış giysilerini kemirerek beslenmelerini sağlayan deri böceğinin vücudu pamuksudur. Deri böcekleri beslenmelerine ve yaşadıkları ortamlara göre değişik boyutlarda ve renklerdedirler. Ama genellikle siyah, kahverengi ve sarıdır. Kolaylıkla ayırt edilebilmektedir. Boyları ortalama olarak 2 ile 3 mm olan bu haşereler ortalama 1 yıl yaşamaktadırlar. Deri böceği haşeresi bir yıl içerisinde 4 ile 5 kere yumurta bırakırlar ve yumurtaları birkaç hafta içerisinde açılarak larva şeklini almaktadır. Larvaların erginleşmesi için sıcak yerlere ihtiyacıvardır. Sıcak ve uygun ortam olduğunda daha çabuk ergin hale gelmektedirler. Erginleşen larvalarda hızlı bir şekilde üreme yapmaktadırlar. En çok halı fabrikalarında, depolarda, elbise ve deri konfeksiyonlarında görülen deri böcekleri, soğuk havalarda aktif değildir. Bu tür yerlere musallat olan deri böcekleri maddi anlamda çok fazla zararlara yol açıp çöküşlere ve fabrika gibi alanların kapanmasına sebep olurlar. Ağız yapısı çok güçlü olan deri böcekleri sert maddeleri bile kemirebilir. İnsanların derilerinin içine girerek uyuz hastalığına da neden olabilmektedirler. Alerjik reaksiyonlara neden olan deri böceklerinin zararları saymakla bitmeyecek durumdadır. Evlerinizdeki deri eşyalarınızı zamanla içten içe kemirerek bitirme noktasında dahi getirebilmektedirler. Güçlü ağız yapıları sayesinde kemiremeyeceği şey yoktur. Hızlı bir şekilde çoğalan deri böcekleri bir anda bulunduğu ortamı sarar ve toplu halde çalışıp oldukça büyük zararlara yol açabilmektedir.

ÇIPLAK KÖR FARE

ÇIPLAK KÖR FARE

Çıplak kör fare ( heterocephalusglaber ) genellikle Afrika’nın kurak bölgelerinde yaşayan çıplak kör fareler, kemirgenler takımının bir üyesi olan hayvanlardır. Uzun ömürleri ve kanserojen maddelerle aynı ortamda bulunsalar dahi kanser geliştirmemeleri ile bilim dünyasının ilgisini çekmektedirler. Karınca ve arı gibi aşırı hiyerarşik koloniler halinde yaşamaktadırlar.2009 yılında yapılan araştırmalara göre çıplak kör fare hücrelerinin aşırı çoğalma eğilimindeki kanser hücrelerini çok daha erken hissedilebildiği ve bu çoğalmayı durdurabildiği bulunmuştur. Bunun yanı sıra hiyalüronik asit adı verilen ve insan hücresinde de yaygın olarak bulunan bir molekülün, çıplak kör farelerinde daha uzun yapıda ve çok daha yoğun olduğu belirtilmiştir. Çıplak kör farelerinde ilk olarak, cildi daha esnek hale getirilerek tünellerde daha rahat hareket edebilmelerim, sağladığı için rahatlıkla saklanabilmektedir. Beslenme ve yaşadıkları ortamlara göre farklı boyutlarda görülmektedir. Birçok pis yerlerde dolaştıkları için oldukça tehlikeli virüsler taşımaktadır. Bu taşıdıkları mikropları insanların yaşam alanlarına irip bırakabilirler. Bu durumda insanlar zehirlenebilir ve ölümler dahi yaşandığı gözlemlenmiştir. Adından da anlaşıldığı üzere kör bir faredir. Fakat keskin dişleri ve sivri burunları sayesinde yiyecek bulmakta çok da zorlanmazlar. Çıplak kör fareler de tüy yoktur. Kısa ve küt kuyrukları bulunur. Önde iki keskin dişi sayesinde diğer fare türleri gibi çok kolaylıkla kemirebilir ve çok sert şeyleri dahi yiyebilir.metkim böcek ilaçlama firması farelerle her aşamada mücadele etmektedir.

 

BİTKİ BİTİ

BİTKİ BİTİ

Bitki biti bir değer adıyla yaprak biti, yaklaşık 10 familyada 4000 çeşit yaprak biti bilmekte ve bunların yaklaşık 250çeşidi bahçeler olduğu tarım alanları ve orman sahaları için de zararlıdır. Beslenmelerine ve bulundukları ortamlara göre büyüklükleri ve boyları değişiklik göstermektedir. Fakat ortalama olarak görülen boyları 1 ile 10 mm arsındadır. Bitki biti gözle görülmeyecek kadar küçük yapılı bir canlıdır. Bu canlının oluşması için bazı şeylerinde olması gereklidir. Bitki bitinin oluşması için pamuklu ürünlerin uzun süreli rutubetli ortamda kalması gerekir. Ancak bu şekilde olan bir pamuklu ürün üzerinde bitki biti oluşturmaktadır. Genellikle rengi beyazdır. Bu da renkli eşyaların üzerinden daha net görülmesine neden olur. Bitki bitleri çok hızlı bir şekilde üreme yapmaktadırlar. Yaprak bitleri otçul, gözle görülebilir düzeye gelebilmektedirler. Bitki bitleri bulundukları yerlerde tek tük gözükmezler. Genelde toplu olarak yaşayan canlı ve nemli rutubetli ortamı çok sever. Böyle ortamlarda daha sık bulunan bitki biti hızlı bir şekildeürer. Bu canlıda birçok haşere gibi yumurtlama yöntemi ile üremektedir. Âmâ bu haşerenin üreme yönünden diğerlerine göre farklı olan yanı yumurtasının asılı kalmasıdır. Daha sonra yavrular meydana gelir. Bunlarda 1 hafta içesinde büyürler. Bitki biti adından da anlaşıldığı gibi bitkilere oldukça büyük zaralar veren bir haşere türüdür. Üredikten sonra ortama bıraktıkları yumurtalar tam bir zarardır.bizimle iletişime  mutlaka iletişime geçiniz.

 

Yılan

Yılan

Yılan dünyanın tüm kıtalarında görülebilen sürüngen canlılardır. Uzun yapılı olan ve derisi pullarla kaplı olan yılanların türlerine göre yapılarıda değişmektedir. Yılanın ağzında 2 tane zehir dişi, 2 tane yutma dişi vardır. Dünyada pek çok yerde yılana rastlamak mümkündür.serpentes alt takımının üyeleri ayaksız kertenkelelerden dış kulakların ve göz kapaklarının olmayışı ile ayır edilirler. Bütün pullar gibi yılanlar da, vücudu üst üste binen pullarla kaplı ektotermikamniyotomurgalılardır. Çoğu yılan türü ataları olan kertenkelelerinkinden çok daha fazla eklemi olan bir kafatasına sahiptir. Yılanların son derece hareketli çeneleriyle kendi kafasından çok daha büyük avlarını yutma imkânıveriri. Dar vücutlarına uygun bir şekilde yerleştirebilmesi için yılanların çift organları yan yana yerine diğerinin üstünde görülmektedir. Yılanlar Antarktika ve çoğu ada dışından dünyanın her yerinde görülebilmektedir.456 cins ve 2900’ün üzerinde türü kapsayan tanımlanmış on beş familyası bulunmaktadır. Çoğu yılan zehirsizdir ve zehirli yılanlar da zehirlerini öncelikli olarak savunma amacından çok avı kontrol altına almak ve öldürmek için kullanırlar. İnsanlarda sokması halinde ölümlere yol açarlar. Zehirsiz yılanlar da avlarını ya canlı olarak yutarlar ya da sıkarak öldürdüler. Amatör için yılanları görünüşüne göre zehirli zehirsiz olarak nitelendirmek zor olur onlardan uzak durmak ya da bir profesyonelle yaklaşmak gerekir. Yılanların bir diğer özellikleri ise genellikle üç metre öteyi göremezler. Koku almada burun deliklerini değil dillerini kullanmaktadırlar

UYUZ BÖCEĞİ

UYUZ BÖCEĞİ

Uyuz böceği, uyuz hastalığına yol açan bir böcek türüdür. İnsanların ve özellikle kedi köpek ve kümes hayvanları gibi canlıların derilerinden içeri girer ve kanallar açarak ilerler. Bu ilerleme sırasında yumurtalarını da deri içerisinebırakır. Uyuz böceği deri içerisine girerek şiddetli kaşıntıya ve deri döküntülerine neden olurlar. Budurumda uyuz hastalığı ortaya çıkar. Gözle görülmeyecek kadar küçük olan uyuz böcekleri tedavi olunmaz ve uzun süre canlıların üzerinde yaşar. Özellikle kedi köpekler uyuz hastalığına en çok yakalanan canlılardır. Bulaşıcı bir hastalık olan uyuz hastalığı, uyuz olan kişilerin kullandığı kişisel eşyalardan geçer. Ciddi hastalıklara ve deri alerjilerine neden olan bu haşereden kurtulmak için bireysel tedavi gerekmektedir. İnsanların en çok el parmaklılarının arasında, kollarını iç bölümlerinde, bileklerinde, genital bölgelerinde, kalçalarında ve bacaklarında görülür. Uyuz böcekleri yaşadıkları yerlere ve beslenmelerine göre farklı boyutlarda görülebilmektedir. Renkleride yaşadıkları alanlara göre değişiklikgöstermektedir. İnsanlar bu böcekleri görmekte çok zorlanırlar. Ancak deri döküntüleri, alerjik reaksiyonlar, uyuz hastalığı gibi rahatsızlıklar görüldüğünde kesinlikle sebebi uyuz böcekleridir. Ancak mikroskop yardımı ile bu hayvanları görebilirsiniz. Toplu yaşam alanlarında daha hızlı yayılan uyuz hastalığına yakalanmış olan kişilerin acilen hastalığı diğer kişilere bulaştırmadan tedavi olması gerekmektedir. Uyuz böceği bir akar türü olup ( sarcoptesscbiei) sarcoptes cinsine ait bir tür canlıdır.uyuz böceği haşereleri istanbulda her alanında görmeniz münkündür bizlerle iletişime geçiniz.

 

SİVRİSİNEK

SİVRİSİNEK

Sivrisinek çift kanatlılar takımının culicidae familyasından kan emici zararlı böceklerin ortak adıdır. Kanemmek için yaklaşırken vızıltı sesleriyle kolayca tanınan, ince uzun bacaklı narin böceklerdir. Sivrisinekler tam başkalaşımla böcekler olup 4 evreden geçerler. Suda geçen yumurta, larva pupa evreleri ile karada geçen ve ergin evre olmaktadır. Sivrisinekler doğru bilinenin aksine kışın da hangi evrede olursa olsun yaşayabilmektedir. İnsanlara birçok hastalığa sebebiyet veren sivrisinekler oldukça zararlıdır. Yumurtalarından çıkan sivrisinekler yavrularının (larva, pupa) büyüme evrelerini tamamlayabilmeleri için küçük su birikintisine ihtiyaç duyar. Bu çamurlu bir yağmur suyu, bataklık, çeltik, havuz suyu ya da teneke kapta birikmiş bir su olabilir. Sivrisinekler yumurtalarını su bulunan her yerde geliştirebilir, ancak bazı şartların sağlanması gerekir. Yumurtadan çıkacak olan larva, yetişkin bir sinek oluncaya kadar farklı evreler geçecektir. Her evrede de yavru sineğin farklı ihtiyaçları olacaktır. Kuraklık ve aşırı sıcak da yumurtaların gelişimini engelleyebilir. Gecelerisivrisinekler çoğu zaman görülmezler ve yalnızca tipik vızıltılarıyla kendilerini belli ederler. Ergin dişi ve erkeklerin besini bitki ve meyve sularından aldıkları şeker ve proteinden oluşur. Dişiler yumurta yapabilmek için kan emmek zorundadır. Sivrisinekler kan taşıdıkları için hastalık bulaştırma riskleri vardır. Örneğin sarıhumma, fil hastalığı ya da sıtma gibi parazit hastalıkları taşıyabilirler. AIDS’e sebep olan HIV ise bu canlılarda gelişme ortamı bulunmaz. Virüsler sivrisinek tarafından taşınmaz.

LAĞIM FARESİ

LAĞIM FARESİ

Adından da anlaşıldığı üzere lağımlarda yaşarlar ancak bulabilecekleri besinleri fazlalığı nedeni ile pis su giderlerinden insanların yaşadıkları ortamlara evlerin içlerine kadar girerler ve bodrumlarda yuvalanırlar. Lağım fareleri insanlar ve diğer hayvanların yumuşak olan dokularını kemirdikleri ve tehdit algıladıkları anda saldırdıkları için oldukça tehlikeleridirler. Ergin lağım faresi kuyruğu hariç 18 – 26 cm boyunda ve 200 ile 700 gr ağırlığındadır. Küt burunlu, küçük kulak ve gözlere sahip, kaba tüyleri kahverengi siyah karın bölgesi gri beyaz arası bir renktir. Lağım fareleri daha çok kanalizasyon sistemi, binaların bodrum ve alt katları ile depolarda, bina dışında ise nehir kenarında, yol boyunca toprak altında, çöp yığınları ve beton altında yuva yaparlar. Erginlerin dışkıları iki ucu küt kapsül şeklinde ve 20 mm kadar uzunlukta olabilir.2 ile 5 ayda ergin hale gelir, bir yıl yaşarlar. Farelerin gebelikleri 3 hafta sürer. Bir kesesinde 7 ile 8 yavru doğru ve yılda 3 – 6 döl verebilirler. Güçlü koku ve işitme duyularına sahiptir.12 mm den büyük aralıktan kolayca geçebililer.15 metre yükseklikten atlayabilirler. Diğer fare türlerine göre lağım fareleri daha büyük ve daha fazla yavru bırakmaktadır. Kemirmeyi seven lağım fareleri en çok elektrik kablolarını kemirdiği için de sık sık yangınlara sebep olurlar. Bu hayvandan insanların uzak durması ve yok edilmesi gerekmektedir.

KANGURU FARESİ

KANGURU FARESİ

Kanguru faresi Avustralya’da yaşayan fakat artık dünyanın hemen hemen her yerinde görülebilen hayvanlar arasında yer almıştır. Kanguru fare notomys cinsine ait 10 türün oluşturduğu kemiricilerin ortak adıdır.5 milyon yıl kadar önce bu hayvan Asya’dan Avustralya’yageçmiştir. Bu cinse ait farelerin hepsi kahverengi veya açık kahverengi olup karınları soluk gri veya beyazdır. Diğer fare türlerinden farklı olarak uzun kuyrukları ve gelişmiş ayakları vardır. Kanguru faresi ismi üstün sıçrama ve iki ayak üzerinde yürüme yetenekleri yüzünden verilmiştir. Bu cinse ait iki tür şunlardır. Soluk kanguru faresi, koyu kanguru faresi her iki türde kumlu çöllerde yaşarlar. Yaşadıkları ortamda bulunan canlıların arasında tohum ve bitkilerle beslenirler. Koyu renkli kanguru faresinin böceklerle ve hayvan artıkları ile de beslendikleri bilinmektedir. Bu farenin en ilginç özelliklerinden biri de hiç su içememeleridir. Bunu yerine suyu yiyeceklerden metabolik olarak elde ederler. Kanguru faresi yiyecek toplar ve yer altına açtıkları 1 ila 2,5 metre uzunluğuna varabilen deliklere depolarlar. Bu deliklerin ağzını gündüz vakti kapatırlar. Delikler yiyecek toplamanın yanı sıra sayıları 2 den 7’ ye varan yavruları da büyütmek için kullanırlar. Kanguru fareleri gece yaratıklarıdır ve en aktif oldukları zaman gün batımını takip eden iki saattir. Soğuk havaları sevmeyen bu hayvan genellikle kış uykusuna yatması ile bilinmektedir. İnsanların geçim kaynakları tarla ve bahçelere dadanarak büyük maddi zararlara yol açabilmektedirler.

ÇATI FARESİ

ÇATI FARESİ

Çatı fareleri boy ve yapı olarak lağım faresi ile benzerlik gösterirler. Erginleşmiş bir çatı faresi kuyruk boyu hariç 14 ile 21 cm boyunda ve 60 ile 300 gr ağırlığına ulaşabilmektedir. Sivri burunları sayesinde diğer fare türlerinden hemen ayırt edilebilirler. Çok gelişmiş bir tırnak yapısına sahip olmaları nedeni ile tırmanma konusunda oldukça yeteneklidirler. Çatı faresi binaların içlerinde çatıların yanı sıra çöp ve odun yığınları içinde ve bodrum da yaşarlar. Dışkıları tıpkı lağım faresi gibi sivrilen bir görünüme sahiptir. Çatı fareleri dört ay gibi bir süre içerisinde erginleşirler. Diğer canlıların aksine yumurtlama değil yavrulama yöntemi ile çoğalmaktadırlar. Yılda altı kez üreyebilirler. Her defasında 6 yavru dünyaya getirebilirler. Çatı fareleri kendi ebatlarından daha küçük aralıklardan geçerler. Farelerlestospirosis, selmonella, brucellosis, veba, verem, bağırsak iltihapları, tifüs, kuduz, lym ve şap gibi birçok hastalığı yayarak büyük tehlike teşkil ederler. Fareler çok hızlı hareket edebilen ve çok iyi gizlenebilen hayvanlardır. İnsanlar yıllardır bu hayvanlarla kendi başlarına mücadeleedeler. Fakat bu zeki ve bir o kadar zararlı olan farelerle uğraşamazlar. Çatı farelerinin ayakları çok küçüktür fakat güçlü tırnakları olduğu için çok yüksek yerlere çıkabilirler ve tırmanabilirler. Boyları beslenmelerine ve bulundukları ortama göre değişiklik göstermektedir. Çatı fareleri yavrularını süt ile beslerler fakat önce kendi beslenmelerini düşünürler ve insanların yaşam alanlarında yiyecek bulmak için girmektedirler.

Sinek

Sinek

Sinekler eklembacaklılar takımından çift kanatlılara verilen ortak isimlerin ortak ismidir. Sinekler başkalaşım geçiren canlılardır ve kendi içlerinde birçok türe ayrılırlar.  Dünya üzerinde 177 familyada toplam olarak 120.000 türü bulunan bu türün Türkiye de ise sadece tanımlanmış olarak 1170 türü bulunmaktadır. Sineklerin vücutları diğer böceklere oranla daha yumuşaktır çünkü diğer böcek gruplarına göre daha az sayıda kitin içerirler. Böceklerin toplamda 3 çift yani 6 tane bacakları bulunmaktadır ve bu bacakların uç kısımları çengelli bir şekilde olup bacakları komple vantuz şeklinde yapılarla kaplıdır. Bu da böceklerin ters şekildeyken dahi yapılara kolayca tutunmasını ve burada dakikalarca hatta saatlerce kalabilmesini sağlar. Sineklerin hepsi delici ya da yalayıcı ağız tipine sahiptir. Sivrisinekler delici ağız yapısına sahipken karasinekler ise yalayıcı ağız tipine sahip olan sineklere örnektir. Vücutlarına oranla çok büyük gözlere sahip olan bu canlılar oldukça geniş ve ayrıntılı bir görme yeteneğine sahiptir. Sineklerin gözleri binlerce küçük basit gözden meydana gelmiştir ve bu bütün gözler aynı anda görme kabiliyetindedir. Yumurtlayarak üreyen sinek türleri olduğu gibi direkt olarak larva doğuran sinek türleri de bulunmaktadır. Besin olarak sadece sıvılarla beslenebilen bu canlıların ağızları konik bir şekilde olup tamamen kendilerine özgü bir hal almıştır. Çok hızlı bir manevra kabiliyetine sahip olan bu canlıların boyları mikroskobik boyutlarsan 10 cm ye kadar ulaşabilmektedir.

SALYANGOZ

SALYANGOZ

Salyangozlar, yumuşakçalar (mollusca) şubesinin orthogastropoda sınıfındaki kabuklu kara hayvanlarının ortak adıdır. Salyangozlar Tatlısularda, denizlerde ve bütün çevrede görülebilen hayvanlardır. Nemli yerlerde bulunurlar ve yağışın bol olduğu ve havanın tam soğumadığı sonbahar aylarında sürekli görülürler. Vücutlarında bol miktarda su bulunduğu için soğuk havalarda donarlar. Yaz aylarında ise kuruyarak ölüler. Genellikle ot obur olan salyangozlar bitkinin taze sürgünlerini yediği için zarara sebep olabiliriler. Çiftçilerin ürünlerini salyangozlardan korumak için çeşitli yöntemlere başvurulur. Geçtikleri yerlere iz bırakmalarını sağlayan parlak renkli sümüksü bir sıvı üretirler. Kabuklarıyla gövdelerinin arasında kurumuş sümüksü sıvı, vücutlarındaki nemi kaybetmelerini sağlar. Salyangozları yağmur sonrasında görülmesi olası durumlardır. Çok fazla sıvıya ihtiyaç duydukları için yağmurlu havalarda sürü halinde gözükürler. Kışın toprak altınaya da ağaç kavuklarına girerek etkilerini azaltırlar. Yazın çok sıcak olduğunda da benzer davranışlar gösterirler. Salyangozlar genellikle otçul beslenirler fakat etçil ya da omnivor olabilir. Az sayıda oldukların takdirde toplayıp uzak bir yere götürerek ya da çok olduklarında bahçe duvarlarına sebze aralarına ağaçlara sarımsak suyu dökerek ya da sarımsak asılarak uzaklaşmasını sağlanabilir. Salyangozlar birçok hayvanın yemi olmaktan kurtulamazlar. Kuşlar, küçük memeliler, kertenkele, kurbağa, kırkayak gibi böcek türleri bazı salyangoz türleri ile beslenirler. Salyangozların zararları saymakla bitmemektedir. Taze besin köklerini yedikleri ve sıvı bıraktıkları için birçok mikrobu da beraberinde getirmektedir. Hemen hemen her yerde salyangozlarla karşılaşılabilir.

Pire

Pire

Pireler siphonaptera takımını oluşturan kanatsız, küçük kan emici 1.600 dolayında böcek türüne verilen addır. Pireler genellikle tropik ve ılıman bölgelerde yaşarlar. Fakat artık kutup bölgelerine kadar yayılmış olan bu böcek özelleştirilmiş vücut yapıları sayesinde memelilerin ve kuşların derisine tutunarak kanlarını emer, konaklarını arasında yer değiştirirken son derce tehlikeli hastalıklarıda bulaştırabilmektedir. Pire parazit canlılar arasında yer alan ve kan emerek beslendiği için özellikle insan vücudunda kızarıklık ve şişlik yapan bir haşeredir. Pire ısırığı kızarıklık ve kaşıntının yanı sıra şişliğe de sebep olan bir haşeredir. Zehirli olmayan fakat fazlasıyla bakteri taşıyan, virüs bulaştırdığı için yaptığı için hastalıklara neden olabilmektedir. Yakın tarihlerde binlerce insanın ve hayvanın ölümüne sebep olan zararlılar arasında yer alan pire haşeresi, oldukça tehlikelidir. Vebanın insanlara bulaşmasında başrolü oynayan keme piresi ve akrabaları ortaçağda Avrupa nüfusunun yaklaşık dörtte birinin ölümünden sorumlu olmuştur. Pireler dış parazitlerdir. Memelilerin ve kuşların kanlarını emerek yaşamlarını sürdürürler. Pirelerin boyları yaşadıkları ortamlara ve beslenmelerine göre değişiklik göstermektedir. Fakatboyları ortalama olarak 1,5 ile 3,3 milimetreye kadar değişiklik gösterir. Hızlı hareket edebilen pire haşeresi genellikle koyu renktedir. Köpek, kedi, tavşan, tavuk, hindi, keklik ve benzeri hayvanlarda bulunurlar. Pire haşeresi ısırdığı yerleri uyuşturmak için kullandıkları salgı kaşıntı yaratır. Alerjik reaksiyon gösterdiği takdirde deride kızarıklıklar oluşturur bu durumda kesinlikle bir hekime başvurulmalıdır..

Örümcek

Örümcek

Örümcekler Antarktika da dâhil olmak üzere dünyanın her kıtasında ve ikliminde yaşayabilen 8 bacaklı eklembacaklılar ailesine mensup böceklere verilen genel bir addır. Son olarak 2012 de yapılan bilimsel ve aritmetik araştırmalara göre 43.244 üyesi bulunmaktadır. Vücutları diğer böceklerden farklı olarak iki kısımdan oluşmuştur, baş ve göğüs birleşmiştir. Karın ise göğüs denilen bölgeye çok ince bir bel ile bağlantılıdır. Aynı büyüklükte başka bir canlının beli bu kadar ince değildir. Örümceklerin boyları 1 cm ile 35 cm arası değişebilmektedir. Çoğu örümceğin baş kısmında 3 ya da 4 tane gözleri bulunur ve bu gözlerin yapısı ve dizilişi sınıflandırmada önemli bir etkendir. Dünyanın her kıyısında yaşayabilme özellikleri ile donatılmış olan bu böceklere Everest dağının tepesindeki kayalık çukurlarda rastlamak bile mümkündür. Örümcek ailesinin tamamı karnivor beslenme türüne sahiptir. Bazı örümcekler çevrede serbest bir şekilde dolaşıp avlanırken bazı örümcekler ise örmüş oldukları ağlara tutunarak avlanma ve beslenme faaliyetlerini karşılar. Örümcekler kendileri arasında da oldukça yırtıcı hayvanlardır ve birbirlerine saldırmaktan asla çekinmezler. Örümcekler kanatsız böceklerdir ve onları diğer böceklerden ayıran en önemli özellikleri 6 tane değil 8 tane bacağa sahip olmalarıdır. Antenleri yoktur antenlerin görevini ağzının önünde bulunan pedipalpler sağlar. Üzerleri tüy alıcı tüylerle kaplıdır ve bu tüyler dokunma, tat alma ve çevreyi koklayıp araştırma görevlerini üstlenir.

Böcek İlaçlama Fiyatları

Böcek İlaçlama Fiyatları

Yaşadığımız çevre üzerinde zararlı böcek ve haşereler insan sağlığını tehdit eden yaratıklardır. Bu tür zararlılarla mücadele gerekir. Eğer bu mücadele hafife alınır veya umursanmaz ise insan sağlığına ciddi sorunlar açabilir. Bunların başında alerjik hastalıklar bulaşıcı hastalıklar solunum hastalıkları ve daha da ötesi ölüm ile sonuçlanabilecek vakalara neden olur. Bu sebepten ötürü zararlı böcek ve haşere ilaçlama bir külfet veya boşa olduğu düşünülmemelidir. Çünkü kendimizin ailemizin ve sevdiklerimiz yani kısacası insanların sağlığı önemli olup şakaya gelmez.

Böcek ilaçlama ile uğraşanlar bu sektörde var olan bu işi profesyonel hale getirmiş deneyimli tecrübeli böcek ilaçlama için gerekli ekipmanı olan uzman ekiplerle zararlı böcekler ile etkisiz hale getirip mücadele eden uzmanlardır. Böcek ilaçlama da kullanılan ilaçlar da özellikleri bakımından piyasadaki günlük ilaçlardan farklıdır bu farklılık böceklere karşıda etkisel olarak daha üstündür fakat bu durumlar göz önünde tutularsa böcek ilaçlama fiyatları da çok abartılı çok fahiş değildir aksine böceklerin ve zararlı haşerenin mal ve cana zararlı düşünüldüğünde uygundur. Ekonomimizi sarsmayan bütçemize aşmayan fiyatlar karşımıza çıkar. Tabi bu firmaların hizmet alan kişilere fiyat tarifelerini verdiklerinde karşılaştırma yapılırken fiyatlar kadar kullandıkları zararlı böcekler ile mücadele için uygulanan ilaçlar ve hizmet kalitesi önemlidir. Sağlık Bakanlığından onaylı uzman ekiplerin tercih edilmesi uygun olur çünkü böcek ilaçlamada fiyat değil etkin sonuç almak önemlidir.